Arzu AKÇURA, Director (YMM) – International Tax

Geçtiğimiz ay, Çin Mali İdaresi, Kovid-19 sebebiyle geçici süre ile evden çalışan çalışanların Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları (“vergi anlaşması”)  üzerindeki etkisine ilişkin bir rehber yayımladı. Bu rehber, diğer vergi anlaşmalarındaki benzer hükümlere de uygulanabilecek Çin-Singapur vergi anlaşmasına  ilişkin yorumlara yer verilen 75 No.lu Sirkülere de atıfta bulunarak, geçici olarak uygulamaya konan bu çalışma şeklinin bir işyeri oluşumuna sebebiyet verip vermeyeceği konusunda açıklamalara yer vermektedir.  İşbu rehberde, sabit yere bağlı oluşan işyeri, daimi temsilci, inşaat şantiyeleri ile şirket ve şahısların mukimlik durumuna ilişkin açıklamalar da bulunmaktadır.

Sabit Yer- İşyeri

Kovid-19 sebebiyle geçici olarak evden çalışan bir çalışanın, Çin’deki ev ofisinin, işlerin tamamen ya da kısmen yürütüldüğü  sabit bir yer olarak tanımlanan  “işyeri” kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği açıklanmaktadır. Rehber, Kovid-19 sebebiyle evden çalışma durumunun geçici süreli veya arızi olması halinde, vergi anlaşmalarının işyeri başlıklı maddesine istinaden sabit bir işyeri oluşturmayacağını belirtmektedir.

Daimi Temsilci - İşyeri

Kovid-19 sebebiyle geçici olarak evden çalışan bir çalışanın bu esnada dar mükellef işvereni adına Çin’de sözleşmeler akdetmesi halinde işyeri oluşup oluşmayacağı da rehberde yer alan bir diğer önemli konudur. Çalışanın sözleşme akdetme yetkisine sahip olup, bu yetkisini sürekli olarak kullanması halinde dar mükellefin daimi temsilcisi olarak addedilerek işyeri oluşturması söz konusu olabilecektir. 75 No.lu Sirküler bu değerlendirmeyi yaparken sözleşmelerin niteliği, teşebbüsün faaliyet alanı, daimi temsilcinin faaliyetlerinin süreklilik arz edip etmediği gibi birçok faktörün de değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Rehber, Kovid-19 sebebiyle evden çalışan çalışanın, dar mükellef işvereni adına sözleşme akdetmesi durumunda, bu faaliyetin, genel anlamda, süreklilik arz etmeyip geçici süreli/arızi olması sebebiyle daimi temsilci olarak değerlendirilmeyeceğini düzenlemektedir. Ancak, bu değerlendirme çalışanın söz konusu faaliyetlerine Kovid-19 öncesinde uzunca bir süre devam ediyor olması veya salgının başlamasından itibaren uzun süreli bir şekilde devam etmesi halinde geçerli olmayacaktır.

İnşaat Şantiyeleri- İşyeri

Kovid-19 sebebiyle geçici olarak ara verilen inşaat projelerinde, ara verilen bu sürenin işyeri oluşuma neden olacak sürenin tespitinde dikkate alınıp alınmayacağı konusunda da açıklamalara yer verilmektedir. 75 No.lu sirküler, inşaat işine geçici süre ile ara verilmesi halinde ancak inşaat işinin tamamlanmadığı ya da terkedilmediği ve çalışanların sahayı terk etmediği ve ekipmanların sökülüp taşınmadığı durumlarda, sürenin hesabında bu sürenin de dikkate alınması gerektiğini düzenlemektedir. Kovid-19 sebebiyle, bazı inşaat projelerinde ise tüm çalışan işçilerin ve yöneticilerin sahayı terk ettiği ve inşaat projesinin tamamen durduğu gözlemlenmektedir. Söz konusu rehber, bu gibi durumlarda, bu şekilde devam eden sürenin inşaat şantiyesi süresinin tespitinde dikkate alınmayacağını düzenlemektedir.

Şirketlerin Mukimliği

Kovid-19 kapsamında alınan bazı önlemler şirketlerin üst düzey yöneticilerinin “karar alma yerleri”nin değişmesine ve dolayısıyla şirketlerin “etkin yönetim yerleri”nin değişmesine yol açabilmekte, bu durumda şirketlerin mukimliğini etkileyebilmektedir. Söz konusu rehber, şirketlerin etkin yönetim yerinin tespitinde birçok faktörün dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir. Ancak, Kovid-19 gibi özel bir süreç esnasında kararların nereden alındığından ziyade kararların normalde nereden alındığı dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla, üst düzey yöneticilerin, Kovid-19 süresince kararları aldıkların yerin değişmesi teşebbüsün etkin yönetim yerinin değişmesine yol açmayacağı ve dolayısıyla vergi anlaşmaları kapsamında teşebbüslerin mukimliklerini değiştirmeyeceğini düzenlemektedir.

Kişilerin Mukimliği

Kovid-19 kapsamında alınan tedbirler bazı kişilerin yaşadıkları yerlerin değişmesine yol açarak çifte mukimlik sorununu ortaya çıkarmıştır.  75 No.lu Sirkülerde çifte mukimlik sorununun ortaya çıkması halinde, vergi anlaşmalarının 4. Maddesi kapsamında konunun ele alınacağı ve sırasıyla devamlı meskeninin nerede olduğu, kişisel ve ekonomik ilişkilerinin daha yakın olduğu yer (hayati menfaatlerin merkezi), kalmayı adet edindiği ev, vatandaşlık kriterlerinin dikkate alınarak sorunun çözüme kavuşturulacağı düzenlenmiştir.  Eğer sırasıyla bu kriterler esasında sorun çözülemez ise sorun taraflarca karşılıklı anlaşma yoluyla çözümlenecektir. Rehber, sürekli meskenin, belirli sebepler nedeniyle geçici olarak kullanılmasından ziyade doğası gereği sürekli nitelikte olması gerekliliğini belirtmektedir. Hayati menfaatlerin merkezinin tespitinde kişinin ailesi, sosyal ilişkileri, mesleği, politik ve kültürel faaliyetleri, iş yeri ve söz konusu kişi tarafından yönetilen varlıkların bulunduğu yer gibi faktörler dikkate alınmalıdır. Dolayısıyla, Kovid-19 sebebiyle bir kişinin yaşam şartlarındaki geçici değişiklikler, genel olarak, kişinin sürekli meskeninin ya da hayati menfaatlerinin merkezinin değişmesine yol açmayacaktır ve sonuç olarak vergi anlaşmaları kapsamında bu kişilerin mukimliğinin değişmesine yol açmamalıdır.

Diğer Notlar

Söz konusu rehberde Çin’de yerleşik kurum veya gerçek kişilerin diğer ülkelerin Mali idarelerinin vergi anlaşması hükümlerini farklı yorumlayarak, farklı yaklaşımlar sergilemesi nedeniyle çifte vergilendirmenin ya da vergi anlaşmaları kapsamında farklı vergi ihtilaflarının söz konusu olması halinde nasıl bir yaklaşım izleneceği konusunda da açıklamalara yer vermektedir.  Bu durumdaki şirket ve gerçek kişiler Çin mali İdaresine başvurarak “Karşılıklı Anlaşma Usulü”nün uygulanmasını talep edebileceklerdir.

Konuyla ilgili şu noktanın altını çizmekte fayda var. Kovid-19’un gelişim sürecine göre evden çalışma (ev ofis) yöntemi devam edebilir ya da etmeyebilir, Çin Mali İdaresinin söz konusu rehberdeki düzenlemeleri genel anlamda bu tür çalışma şeklinin geçici olduğu varsayımına dayanmaktadır. Eğer evden çalışma “yeni normal” olur ise, bu rehberdeki açıklamalar geçerliliğini yitirebilecektir. Ayrıca, söz konusu rehber Çin Mali İdaresi’nin vergi anlaşmaları ve 75 No.lu sirkülerdeki açıklamaları yorumuna dayanmaktadır, kanuna eklenen bir muafiyet ya da istisna düzenlemesi söz konusu değildir. Dolayısıyla, vergi anlaşmaları ışığında işyeri ve mukimlik konularını değerlendirirken, vergi anlaşmalarının ilgili hükümleri, 75 No.lu sirküler ve yerel vergi mevzuatı dikkate alınmalıdır.

Sonuç olarak

Bilindiği üzere, uluslararası çalışan işçi ve işverenlerin Kovid-19 sebebiyle karşılaşabilecekleri potansiyel sorunlar hakkında rehber ve tavsiyeler OECD tarafından 3 Nisan 2020 tarihinde yayımlanmıştır. Bu yayımın akabinde birçok ülke Mali İdaresi ülkelerindeki dar mükelleflerin vergisel pozisyonlarını açıklığa kavuşturmak üzere, OECD’nin bu yayımına da uyumlu olarak rehberler yayımlamışlar ve vergi anlaşmalarındaki 4. Madde –Mukim ve 5. Madde- İşyeri tanımlarına atıfta bulunarak “Kovid-19 kapsamında geçici olarak oluşan süreçler” ile ilgili yorumlarını açıklamışlardır.

Uluslararası yapı, organizyon ve işlerde çalışan kişi ve kurumların, Kovid-19 sürecinde diğer ülkelerdeki potansiyel işyeri oluşturma ve potensiyel çifte mukimlik sorunlarına ilişkin Mali İdarelerin yaklaşım, açıklama ve yönlendirmelerini çok yakından takip etmelerini öneriyorum. Konuyla ilgili OECD rehber ve tavsiyelerine uyumlu olarak yorum geliştiren ve rehber yayımlayan Mali İdarelerin, Kovid-19 sebebiyle oluşan süreci geçici bir süreç olarak algıladıklarını belirtmekte fayda var. Eğer söz konusu çalışma şekli, Kovid-19 süreci öncesinde de uygulanıyor ise ya da Kovid-19 sürecinden başlayarak uzunca bir süre uygulanmaya devam edilecek ise, Mali İdarelerin bu “geçici süreç” ile ilgili mükellef lehine diyebileceğimiz yaklaşımlarının yerine genel yaklaşım ve yorumların dikkate alınması gerekeceği de gözardı edilmemelidir.

Dar mükellefler için Kovid-19 dönemindeki potansiyel vergisel sorunlara ilişkin rehber yayımlayan ülkelerin sayısı artarken, Türk Mali İdaresinin bu konuda bir yönlendirme yapmasının önemini de belirtmek isterim. Ayrıca, konuyla ilgili Mali İdarelerin farklı yorumlarının olması ya da vergisel ihtilafların söz konusu olması halinde Karşılıklı Anlaşma Usulünün de uygulanabileceği hususu dikkate alınmalıdır.