Numara : 144
Tarih : 19.11.2021

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2021/143

KONU: e-Tebligata İlişkin SMS veya Mail Gönderilmemesinin Tebligatın Geçerliliğini Etkilemediğine Dair DVDDK Kararı

18 Kasım 2021 tarihli ve 31663 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2021/2, K: 2021/4)’nda; mükellefe usulüne uygun e-tebligat yapılmasına karşın, mükellefin elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen telefon numarasına ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmemesinin tebligatın süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceğine hükmedilmiştir.

Bu Karar, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2020/787, K:2020/122 saylı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 08/04/2020 tarih ve E:2020/33, K:2020/236 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesine yönelik olarak verilmiştir.

Aykırılığın giderilmesi istemine konu olan husus, Vergi Usul Kanunu’nun 107/A maddesi uyarınca muhatabın elektronik tebligat sisteminde kayıtlı olan e-tebligat adresine yapılan tebligata ilişkin olarak elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmemesinin tebligatın geçerliliğini etkileyen bir unsur olup olmadığına ilişkindir.

Söz konusu aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlar özetle aşağıdaki gibidir.

I. OLAY

A- Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2020/787, K:2020/1122 sayıh dosyasına konu yargılama süreci:

Malatya Vergi Mahkemesinin 27/04/2020 tarih ve E:2020/206, K:2020/173 sayılı kararı:

Davacı adına 2014 yılına ilişkin olarak düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden aynı yıl için re'sen tarh olunan elektrik üretim lisans harcı ile harcın bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.

Dava konusu harç ve cezaya ilişkin olarak düzenlenen 10/12/2019 tarih ve 2019/4 sayılı vergi/ceza ihbarnamesi davacı şirketin e-tebligat sisteminde kayıtlı adresine 17/12/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davacı tarafından, dava konusu harç ve cezaya ilişkin düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin elektronik ortamda tebliğinin usule aykırı olduğu, tebliğe dair kendilerine SMS ve e-mail yoluyla bilgilendirme yapılmadığı belirtilmiştir.

Konuyu değerlendiren ilk derece mahkemesi;

  • VUK’un 107/A ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 51. maddeleri ile Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin 10. madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, vergi dairesi müdürlüklerince elektronik ortamda yapılan bir tebligatın geçerliliği açısından muhataba kısa mesaj (SMS) ve/veya e-posta yolu ile bir bilgilendirme yapılmasının gerekli olmadığı, kısa mesaj ve e-postanın asıl tebligat işlemini haber vermek adına sadece muhataba hatırlatmada bulunmak amacıyla sunulan bir hizmet olduğu sonucuna varıldığını,
  • Bu durumda, usulüne uygun biçimde belirlenen elektronik tebligat adresine 17/12/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihbarnamede bildirilen harç ve cezanın kaldırılması istemiyle dava açma süresinin son gönü olan 16/01/2020 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu tarih geçirildikten sonra 05/03/2020 tarihinde açılan işbu davada süre aşımının bulunduğunu

belirterek, bu gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.

Daha sonra, davacının istinaf istemini inceleyen Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi ise kaldırılması istenilen ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunu kesin olarak reddetmiştir.

II. OLAY

B- Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesinin 08/04/2020 tarih ve E:2020/33, K‘.2020/236 sayılı dosyasına konu yargılama süreci:

Ankara 7. Vergi Mahkemesinin 08/10/2019 tarih ve E:2019/507, K:2019/895 sayılı kararı:

Davacı tarafından, asıl borçlu şirketin 2013 ila 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ait vadesinde ödenmeyen ve tahsili mümkün olmayan vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk derece mahkemesi kararında;

  • Öncelikle asıl borçlu olan şirket hakkında usulüne uygun olarak tebliğ edilen ödeme emri ile başlatılmış bir takip ve tahsil sürecinin olması gerektiği dikkate alındığında, davacı hakkında ödeme emri düzenlendikten sonra asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleriyle usulüne uygun bîr takip ve tahsil sürecinin işletildiğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu 2019/11 sayılı ödeme emrinin 6 ve 12 sıra numaralı kalemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığını,
  • Dava konusu 2019/8 sayıh ödeme emrinin 12 sıra numaralı kaleminde tahsili talep edilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak, Mahkemece verilen ara karar üzerine, davalı idarece, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ alındısına takip dosyasında rastlanılmadığından, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun bir takip ve tahsil sürecinin işletildiği davalı idarece ispatlanamadığından, 2019/8 sayılı ödeme emrinin 12 sıra numaralı kaleminde de hukuka uygunluk bulunmadığı,
  • Asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmı bizzat davacıya, bir kısmı ise asıl borçlu şirkete elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen vergi borçlarının ödenmemesi ve şirketin malvarlığına uygulanan haciz işlemlerine rağmen amme alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine kesinleşen amme alacağının tahsili için davacı adına düzenlenen dava konusu 2019/7 sayılı ödeme emri, 20190/11 ödeme emrinin kalan kısımları ve 2019/8 sayılı ödeme emrinin 1,2,3,19,20,31,32 sıra numaralı kalemleri ve 2019/12 sayılı ödeme emrinin 10,11,12,16,17 sıra numaralı kasemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı

belirtmiştir.

Daha sonra, davalı ve davacının istinaf istemini inceleyen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesi kararında;

  • Ödeme emrilerinin tahsili amacıyla asıl borçluya düzenlenen ve e-tebligat sistemindeki adresine tebliğ edilen ödeme emirlerine ilişkin olarak, bu tebligatların yapıldığının kısa mesaj veya e-mail yoluyla bilgilendirmesinin yapılıp yapılmadığının ara kararla sorulduğu,
  • Davalı tarafından bilgilendirmenin yapıldığı belirtilmesine rağmen bu hususun belge üzerinde ispatlanamadığı,
  • Bu itibarla, amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsiline ilişkin işlemler usulüne uygun olarak tamamlanmadan davacının takip edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından bu ödeme emirlerinin anılan kalemlerine ilişkin Mahkeme kararında da hukuka uygunluk görülmediği

gerekçesiyle, davalının istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine; davacının istinaf isteminin kısmen reddine, 2009/7 sayılı ödeme emri, 2009/11 sayılı ödeme emrinin kalan kısımları, 2009/8 sayılı ödeme emrinin 1,2, 3,19, 20, 31, 32 sıra numaralı kalemleri ve 12 sayılı ödeme emrinin 10, 11, 12, 16, 17 sıra numaralı kalemleri için asıl borçluya düzenlenen 2017/103, 2018/106 ve 2018/907 sayılı ödeme emirlerine karşılık gelen kısımları yönünden kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın kabulü ile ödeme emirlerinin İlgili kısımlarının iptaline kesin olarak karar vermiştir.

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu’nun Görüşü

Başkanlar Kurulu, Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca muhatabın elektronik tebligat sisteminde kayıtlı olan e-tebligat adresine yapılan tebligata ilişkin olarak elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen telefon numarasına ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmemesi yapılan tebligatın süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceği yönünde hukuki değerlendirmede bulunmuştur.

Sonuç olarak, yapılan hukuki değerlendirme doğrultusundan, söz konsusu aykırılığın, Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesi uyarınca yapılan elektronik tebligata ilişkin olarak muhatabın elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen telefon numarasına ve/veya e-posta adresine bilgilendirme mesajı gönderilmemesinin tebligatın süresini ve geçerliliğini etkilemeyeceği yönünde giderilmesine, 22/09/2021 tarihînde oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir.

İlgili Karar metnine aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu Kararı (E: 2021/2, K: 2021/4)

 

Saygılarımızla,

Deloitte Türkiye

 

Sirkülerlerimizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu sirkülerler ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu sirkülerler ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; "DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş." ve İngiltere mevzuatına gore kurulmuş olan “Deloitte Touche Tohmatsu Limited” ve onun üye firmaları ve bunların iştirakleri ve filyalleri (bundan böyle ayrı ayrı veya birlikte "Deloitte"), bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. "Deloitte", söz konusu sirkülerlerin ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Sirkülerleri ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. "Deloitte", söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.