Tarih : 12.10.2018
Yayın Dönemi : Aralık 2018

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı : 62030549-125[6-2018/357]-E.910949

Tarih: 12.10.2018

Konu: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesine göre eksilen sermayenin şirket ortaklarınca tamamlanması durumunda, söz konusu tutarların kurum kazancına dahil edilip edilmeyeceği. 

İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesi neticesinde, …… Dairesi Müdürlüğünün ……. vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, şirketinizin ödenmiş sermayesinin 50.000,00 TL olduğu, öz sermayesinin ise -370.269,59 TL olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı maddesinin (2) numaralı bendi kapsamında, şirket ortaklarının eksilen sermayenin tamamlanması hususunda karar alacakları, söz konusu eksilen sermayenin biriken zararlardan telafi edileceği belirtilerek yapılacak işlemin kurum kazancına dahil edilip edilmeyeceği hususunda bilgi talep edildiği anlaşılmakta olup konu hakkında Başkanlığımız görüşleri aşağıda açıklanmıştır.

 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 8'inci maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 40'ıncı maddesinde sayılan giderlerin indirilebilmesi mümkün bulunmaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun, 376'ıncı maddesinin (2) numaralı bendinde, son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurulun, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirketin kendiliğinden sona ereceğine dair hüküm bulunmaktadır.

Aynı Kanun'un 519-523'üncü maddelerinde, yedek akçelere ilişkin hükümlere yer verilmiş olup şirketlerin mecburi veya ihtiyari olarak ayırabileceği yedeklerin neler olduğu, bu yedeklerin şirketin karından ayrılması gerektiği açıkça belirlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu'nda zarar telafisi fonu ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı gibi bu ad altında yurt dışından gelen paraların yedek akçe olarak kabul edileceğine dair bir hüküm de bulunmamaktadır.

 Aynı Kanun'un; 452-455'inci maddelerinde esas mukavelenin değiştirilmesine ilişkin hükümler, 456-472'inci maddelerinde esas sermayenin artırılmasına ilişkin hükümler ve 473-475'inci maddelerinde de esas sermayenin azaltılmasına ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Dolayısıyla, esas sermayenin artırım ve azaltım işlemlerinin bu hükümlere göre yapılacağı açıktır.

 Bu hükümlere göre, ortaklarınız tarafından eksilen sermayenin tamamlanması için şirkete ödenen tutarlar, şirketiniz tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında sermayeye ilave edilmediğinden ve vergi mevzuatında bir istisna hükmü bulunmaması nedeniyle, bu tutarları kurum kazancına dâhil edilmesi gerekmektedir.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır