Tarih : 29.08.2022
Yayın Dönemi : Eylül 2022

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğü

Sayı: 62030549-125[6-2018/267]-963191

Tarih: 29.08.2022

Konu: Mahkeme kararına göre ödenen faiz, mahkeme harçları, vekalet ücreti ile diğer icra ve mahkeme masraflarının gider olarak indirim konusu yapılıp yapılmayacağı

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, şirketiniz ortaklarından … tarafından miras dışı bırakılan .., … ve ...'ın, …'ün vefatı üzerine, adı geçen kişi tarafından şirkete ayni sermaye olarak konulan gayrimenkullerden hak talep ettiklerini belirterek, mahkeme tarafından ödenmesine karar verilen asıl alacak, yasal faiz, yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve benzeri ödemelerin şirketiniz tarafından gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı hususunda bilgi talep ettiğiniz anlaşılmakta olup Başkanlığımız görüşü aşağıda açıklanmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safi kurum kazancı" başlıklı 6 ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında indirilebilecek giderler sayılmış olup, aynı fıkranın (3) numaralı bendinde, işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak yazılabileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.

 Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde, ticarî kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespitinde, mükelleflerin ayrıca hasılattan indirebilecekleri giderler sayılmıştır. Aynı Kanunun "Kabul Edilmeyen İndirimler" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde ise sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde indirim yapılmasının kabul edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu itibarla, ödenen bir zarar ve tazminatın gider yazılabilmesi için işle ilgili olması ve sözleşmeye, ilama veya kanun emrine göre yapılması şarttır. İşle ilgili olmaktan kasıt ise, yapılan harcamanın ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile sıkı sıkıya bağlantısının mevcut olması yani zarar, ziyan ve tazminat ile ticari kazancın elde edilmesi ya da idamesi arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekir. İşle ilgili olmayan veya işle ilgili olsa dahi kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının şahsi kusuru nedeniyle ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, mahkeme kararına istinaden mirasçılar tarafından hak talep edilmesi sonucu ödenmesine karar verilen asıl borç ve kanuni faiz tutarları Gelir Vergisi Kanunun 40 ncı ve Kurumlar Vergisi Kanununun 8 inci maddesinde sayılan giderler kapsamına girmediğinden, bu tutarların gider olarak dikkate alınamayacağı açık olup, mahkeme harçları, vekalet ücreti ile diğer icra ve mahkeme masrafı tutarlarının da, dava konusu olayın Şirketinizin kurum kazancının elde edilmesi ve idamesiyle ilgili olmaması, vefat eden ortağınızın miras işleriyle ilgili olması nedeniyle kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı tabiidir.
 
Bilgi edinilmesini rica ederim.